Erdoğan Dünyaya Rest mi Çekti?

Hürriyet Video'larını izlemek için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. Yüklemek için tıklayınız!!!


Akşamın ilerleyen saatlerinde bütün herkes bu habere kilitlendi.Bütün haber siteleri erdoğan perez'e rest çekti , dünyayı yıktı geçti ,uçtu kaçtı gibi dillere destan haberlerine başlamış durumda.Yarın da gazetelerde erdoğan,davos,kasımpaşa,perez, sözcüklerinin envayi çeşit türevini göreceksiniz.Bende bir vatan evladı olarak,her ne demekse vatan evladı yani benim annem vatan mı ? o zaman babam kim gibi sorular sormam mı ben? Sorarım... Ama şimdi sormayacağım bu sefer ciddi bişeyler konuşmaktayım.

Sn.Başbakanımız tamda israili illetinden bahsederken sürekli olarak prime minister,prime minister gibi Erdoğanı ilgilendirmeyen bir kelime ile sözü kesilince koyverdi lafları.Neler mi söyledi?Neler söylemedi ki... vay senin ananı avradını,kör olmayasıca perez şurda iki tur at da sana hediye olarak verelim çerez gibi ağıza alınmayacak sözler etmedi,Halbuki edebilirdi çünkü o birrrrrrrrr DELİKANLI,o birrrrrrr ELİMAŞALIIIII(allahtan elinde maşa yoktu davosta),O birrrrrr KASIMPAŞALIIIIIIII, amaaaa bunu yapmadı! Oturduğu koltuktan telefon ahizesinin telefon kasasından ayrılması gibi ağır ağır yada hızlı hızlı ayrıldı oradan ve DAVOS'A bir daha gelmeyeceğini ve davosla artık iyi bir arkadaş olmayacaklarını söyledi.Halbuki davosun bir suçu yoktu bunda.Davos masum bir ceylan gibi sekerek erdoğan'ın peşine düştü..ooooo hayırrrrrr artık çok geçti Erdoğan bir Kasımpaşalı kararlılığını göstererek çoktannn yerinden kalkmış salonu terk-i diyar etmişti.
Neyse işte olay bu şekilde gerçekleşmişti,fakat medyaya farklı şekillerde yansımış olabilir...Ama tabii ki bizler onlara kulak asmıyoruz...Yaa öyle işte

BUZDOLAPLARINA DAİR...:p



Bir süredir blogcu.com dan aldıgım bloglarımla uğraşmaktaydım.Blogger a bir türlü alışamamam YADA blogger ın html kod kısmındaki katılığı beni buradan soğutmuş gibiydi ama bloggerla daha çok kişiye ulaşma şansı vardı... eski arçelik buzdolaplarının kapısı gibi hissediyordum kendimi yada herhangi bir buzdolabı kapağı gibi bizimkisi arçelikti belki ondan etkilenip marka reklamı yaptım.Buzdolabı kapısı gibi hissetmenin nasıl oldugunu anlayamacak olanlar çıkacak elbette ki ...Şimcik buzdolabı kapağı içeriden soğuğu dışarıdan sıcağı bütün ömrü boyunca yer durur.Onların da kendine göre hayat tarzları var kim istemez ki sürekli sıcak ekvatora yakın yerlerde olmayı ...Ama buzdolabı kapağı yerini bilir efendisini tanır ki o da buzdolabının kendisidir...Her ne kadar kapaksız bir buzdolabı capo verde de tatil yapan bir pengueni andırsada,buzdolabının kapağı da efendisi olmadan yapamayacağını bilir.Kapak Efendisinin kalbine ulaşımın tek yoludur.Evdeki insanlar yada buzdolabının bulunduğu çevredeki insanlar buzdolabının kalbine inmek için kapağı kullanmak zorundadırlar.Kapak buna üzülmez kendini kullanılmış gibi hissetmez çünkü görevinin amacını bilir.İnsanları doyurmak!Bu yüce amaca hizmet etmek ise gerçekten mutluluk vericidir.Neyse ben bu kadar derin hissetmiyorum tabii ki:d sadece sıcak ve soğuk arasında seçim yapamadığımı hangisi bırakmalıyım birini seçmeliyim derken buzdolabı kapağı gibi durumumu kabullenişimi tasvir etmek istemiştim.

Verebileceğimizin En iyisi Bu.....Değil tabii ki














İlk yazımıza vakti zamanında çekilmiş eski Reis-i Cumhurlarımızdan Süleyman Demirel adına bahtsız bir fotoğrafla başlıyoruz.

Günümüz Türkiyesi'nde de bize verdikleri hep 'nah' çıktı vari şeyler ne yazık ki. Ama adamlar ne yapsın verebileceklerinin en iyisi bu...ASGARİ ÜCRET'in yetersizliği bir kenara,asgari ücret bile kendi arasında bir ayrımcılığa gitmiş durumda. 16 yaşından büyükler için brüt 666 tl olan asgari ücret,16 yaşından küçükler için 567 TL . Bu aradaki 99Tl'lik fark 16 yaşıdan küçük diye çocuğu eziyor mu devlet baba acaaba sorunsalını ortaya çıkartıyor? Küçük emrah da 16 yaşından kücüktü küçüklüğünde...Şimdi büyüdü büyük emrah oldu o ayrı...Onun yanında küçük ceylan felan vardı eciş büçüş bir ufaklıkken şimdi o da büyüdü estetikler vs. sonucu adriana lima ya taş çıkartacak bir bacımız oldu.Yani bu küçükler 16 yaşından büyüklerden daha çok şey yapmadı mı vakti zamanında...Peki 15,5 tan 16(vakti zamanında 4,5 'Tan 5 alırdık hep) yaşında olanlar ,devlete göre 16 mı 15 yaşında mı sayılıyor...aradaki fark 99 TL/ay az para mı? Senede 1200 liradan 12 lira daha az eder bu miktar.Bazılarımızın aylık tuvalet kağıdı parasıdır bu para,kimimizin 30 sn(türk erkekleri için) yada 3-5 dk için verdigi paradır 1200lira ,kime verdiği mi ? Tabii ki Hergün gazetelerde gördüğümüz saygıdeğer manken kardeşlerimize yada piyasası yüksek olan hayatlarının kadınlarına...Neyse konu saptırdık içine ettik.Amacımız bize verdiklerinin en iyisi nediri tartışmadıktı ama gene duramadık...Evet amacımız amaçsızlığımızı daha da ileriye götürmek zaman buldukça saçmalayıp duracağız hiçbiryere varamayağız...Gönlümüzü eğlendirip hayatın içine sıçağız...Evet buna Şappilife diyoruz ...İsteyenler birşey demeyebilir...O zaman tarayıcınızın sağ üstündeki çarpı işaretine doğru mumlarınızı diktirip gidebilir, yada o mumların üzerine oturup oturup kalkabilirsiniz...Haydiiiiii sieeee lan...